İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Arılar Olmazsa Yarınlar Olmaz

Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, 20 Mayıs Dünya Arı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

 “Dünya Arı Günü” etkinliklerinin amacını, bal arılarının ekolojik denge ve biyoçeşitlilikteki rolü hakkında halkın bilinçlendirilmesi şeklinde açıklayan Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, dünya genelinde ilk olarak 28-29 Mayıs 2010 tarihinde kutlanan Dünya Arı Günü’nün; 2017 yılı itibariyle, 18. yüzyılda Slovenya’da yaşayan ve modern arıcılık tekniklerine öncülük eden Anton Janša’nın doğum günü olan 20 Mayıs tarihinde, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 115 ülkenin oybirliği ile kabul edildiğini ve resmi olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.

Bal Arıları Dünyanın En Önemli Canlısı Olarak Seçildi

Bal arılarının dünyanın en önemli canlısı olarak seçildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Kekeçoğlu, “İngiliz Kraliyet Coğrafya Derneği’nin, Earthwatch Enstitüsü’nde yaptığı son toplantıda arıların gezegenimizde yaşayan en önemli canlı olduğu ilan edildi. Dünyadaki tarımsal faaliyetlerin %70-80’i, arılar tarafından yapılan tozlaşmaya bağlıdır. Tozlaşmaya sağladıkları katkı ile sürdürülebilir çevre olgusunda oldukça önemli yere sahip olan bal arıları, modern tarımda birinci derecede tozlaştırıcı olarak kabul edilirler. Çünkü bal arıları günlerinin büyük bir kısmını kendi besinini elde etmek amacıyla bal özü ve çiçek toplayarak geçirirler ve bu sırada üzerlerine bulaşan çiçek tozlarını da bir çiçekten diğerine taşırlar. Bal arıları nektar ve polen toplamak için çiçeklere konduğunda rüzgar ile taşınamayacak büyüklükteki polenleri taşıyarak tozlaşmayı, aynı zamanda sebzelerin ve meyvelerin olgunlaşmasında rol oynayarak doğal floranın korunmasını sağlarlar. En önemlisi geleceğimizin gıda güvencesidirler. Yani arılar olmadan bu fauna olamaz.” şeklinde konuştu.

“Arılar Olmazsa Milyarlarca Bitkiyi Elle Tozlaştırmak Zorunda Kalırız”

Pandemi döneminde insanların çevreye ne kadar zarar verdiğinin anlaşıldığına işaret eden Kekeçoğlu, “Bilinçsiz yapılan tarımsal ilaçlama, çevresel kirlenme, küresel ısınma, baz istasyonları, genetiği değiştirilmiş ürünler, bitki biyoçeşitliliğinin azalması gibi faktörler 1. dereceden arıları etkileyen faktörlerdir. Arılar olmazsa milyarlarca bitkiyi elle tozlaştırmak zorunda kalırız. O yüzden arıları yaşatmak için çevreyi koruyalım.” ifadelerini kullandı.

“Minimum Enerji, Maksimum Kapasite İle Çalışmayı Başaran Eşsiz Bir Canlı Grubudur”

Arıların sadece çevre güvenliği açısından değil, sosyal yaşamlarının tüm insanlara model olması nedeniyle de önemli canlılar olduğunu vurgulayan Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi, “Kovan içerisinde ahenkle ve takım ruhuyla çalışırlar. Minimum enerji, maksimum kapasite ile çalışmayı başaran eşsiz bir canlı grubudur ve dünyanın en temiz canlısıdır.” diyerek açıklamalarına devam etti.

“Arı Kovanı Adeta Küçük Bir Ecza Dolabı”

İnsanların arılar hakkında birçok şeyi yanlış bildiğini dile getiren Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, “Arılar durduk yere insanları sokmazlar. İşçi arılar bizi tehdit algıladıklarında sokar ve sonra ölürler. Arılar çiçekleri bizim gördüğümüz renklerde görmezler. Arı yalnızca bal yapmaz; arısütü, arı poleni, propolis, arı zehri, apilarnil, perga, balmumu gibi sağlık alanında kullanılan çok sayıda ürün üretir. Arı kovanı adeta küçük bir ecza dolabıdır.” dedi.

Kekeçoğlu, “Dünya üzerinde zengin biyoçeşitliliğe sahip olan ve ekolojideki kilit canlılardan biri olan bal arılarının neslini devam ettirmek için çevreyi kirletmeyelim. İklim değişikliği ile savaşalım. Türkiye’de 5 farklı bal arısı alttürü ve birçok ekotip var. Bu çok büyük zenginlik, kıymetini bilelim; bitkileri ellerimizle tozlaştırmak zorunda kalmayalım. Bitkileri ve temiz su kaynaklarını zehirli kimyasallardan koruyalım. Pazardan ya da manavdan şekli ve tadı bozuk ürünler satın almak istemiyorsak arıların nefes almasını sağlayalım, havayı kirletmeyelim. Çünkü arılar olmazsa yarınlar olmaz.”

Kaynak: Düzce Üniversitesi

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın