Pazartesi, Mart 8, 2021

‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’

İlgili Haberler

Behçet Hastalığı Bulaşıcı Değildir!

Yoğun takip ve tedavi gerektiren bir rahatsızlık olan Behçet hastalığının farkındalığını artırmak için Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve...

‘Evde Kaldıkça Ekranlara Hapsoluyoruz’

İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Çelikcan, yeni nesil medya kullanım alışkanlıklarımızı değiştirmeye yönelik...

‘Sessiz Katil’ Karbonmonoksit Zehirlenmelerine Dikkat!

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Sultanoğlu doğal gaz ve soba kaynaklı...

Altınbaş Üniversitesinin gelenekselleşen Çarşamba Buluşmaları, pandemi şartları altında süren eğitim döneminde internet üzerinden yapılan oturumlarla devam ediyor. Yılın son oturumunda Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kasım Han ve Prof. Dr. Neşe Buket Aksu, geride bıraktığımız yılı değerlendirdiler, 2021’e dair öngörülerini paylaştılar. 

Eğitimde etik ve ahlaki değerler vurgusu
Oturumun moderatörlüğünü yapan Rektör Prof. Dr. Çağrı Erhan, pandemi sürecinin eğitim sistemi üzerindeki etkisini değerlendirdiği konuşmasında, yaşanan sürece bir öğretim üyesi, bir baba ve bir eğitim kurumunun yöneticisi olarak üç farklı açıdan baktığını belirterek, “Bu bir sene bize, her şeyden önce genç kuşakları birer insan olarak yetiştirmemiz gerektiğini öğretti” değerlendirmesini yaptı. Eğitimde ilkokul yıllarından itibaren başlatılan robotik kodlamaya dönük eğitsel süreçlerin ortaokul sonu, lise gibi daha üst sınıflara bırakılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Erhan, “Dijitalleşme ile ilgili eğitimleri daha üst sınıflarda vermeli. İlkokul çağındaki evlatlarımıza önce Türkçeyi, kendi anadilini güzel konuşmasını öğretmeli. Güzel bir yabancı dil eğitimi verilmeli ve muhakeme kabiliyetini geliştirmesi için geometri ağırlıklı bir matematik eğitimi sunulmalı” dedi.  Eğitimde etik ve ahlaki değerlerin önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Çağrı Erhan, “Her şeyden önemlisi öğrencilerin vücut gelişimini sağlayacak, beden eğitimi, jimnastik ve sosyalleşmelerini sağlayacak imkanlar vermeliyiz. Öyle bir süreçten geçiyoruz ki beden eğitimi dersi bile online yapılıyor. Bundan sonraki süreçte eğitim bilimciler, bu bir yıllık tecrübemizi dikkate alacaklardır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Çağrı Erhan ayrıca, geçtiğimiz günlerde hunharca işlenmiş bir cinayete kurban giden akademisyen Aylin Sözer’in kaybının, kendilerini de büyük bir üzüntüye sevk ettiğini belirterek, hayatını kaybeden meslektaşları Aylin Sözer’e rahmet, yakınları ve tüm eğitim dünyasına da başsağlığı dileklerini paylaştı.  

 

“Kriz, sistemdeki çatlakları görünür kıldı”

Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kasım Han da programdaki konuşmasında geçtiğimiz yılı ve 2021’i, uluslararası siyaset ve değişen dünya dengeleri açısından değerlendirdi. Covid19 pandemisi ve gündemdeki yerini koruyan aşı çalışmalarına değinerek 2021 yılında 8 milyar dünya nüfusunun ayrı ayrı aşılanacağını düşünmediğini ifade eden Prof. Dr. Kasım Han, bu açıdan Afrika’yı çok daha zor bir sürecin beklediği değerlendirmesini yaptı. “21. Yüzyıl, Afrika’ya daha çok odaklanacağımız bir yüz yıl olacak” diyen Prof. Dr. Kasım Han, “Çünkü Afrika sağlık hizmetlerinden, küresel gelir eşitsizliğinden olumlu bir fayda sağlayamıyor. Küresel gelir eşitsizliğinde dipte, sağlık hizmetlerinden yararlanmakta da güçlük çekiyor” dedi. 
“Uluslararası ilişkiler terimiyle, ‘kural ve düzenlere bağlı uluslararası sistemin’ yaşanan küresel sorunlarla baş edebileceğini düşünmüyorum” diyen Prof. Dr. Kasım Han, şunları söyledi: “Bu tarz büyük krizler, sistemdeki büyük çatlakları da görünür kılıyor. Avrupa ülkelerinin birbirlerinin aşı çalışmalarına ilişkin rekabette gösterdikleri büyük hoyratlık, iş birliğinin hala insanoğlunun doğal refleksleri arasında olmadığını, en azından büyük bir fayda elde edeceğini hissetmediği zaman iş birliğinden kaçındığını gösteriyor. Daha bencil yaratıklar olmaya devam ediyoruz. Belki bu içinden geçtiğimiz kriz, o bencilliği ortadan kaldıracaktır. Bu aşı sürecinde onu gördüm; devletler bir taraftan birbirinin aşısına tasallut ettiler ama bir taraftan da belli bir havuza bütün bilgiyi akıtmak zorunda kaldılar. Aşı o sayede bu kadar hızlı çıktı.” Gelinen bu noktadan sonra dünya liderleri ve dünya halklarının bir karar vermesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kasım Han, “İşe yaradığını bildiğimiz yoldan mı devam edeceğiz, yoksa işe yaramayan, bizi sürekli zarara sokan yoldan mı gideceğiz? Hazzı önceleyerek kendi kısıtlı rasyonalitemizin içine hapsolmuş olarak mı davranacağız? Ben bir uluslararası ilişkiler pesimisti olarak pek de iş birliği yapmaya yönelik şekilde kaslarımızın gelişeceği kanaatinde değilim. Umarım haksız çıkarım.” şeklinde konuştu.  

 

Küresel ekonomi, ABD ve Türkiye…
Pandemi sürecinin de etkisiyle dünyanın büyük bir ekonomik-politik dönüşüm içerisinde olduğunu belirten Prof. Dr. Kasım Han, “Bu bir tarihsel ekonomik sistem dönüşümü. Biz kapitalizmin bir sonraki aşamasına geçiyoruz. Bu aynı zamanda varlık olarak, ontolojik bir kriz halinde yaşanıyor insanlar tarafından. Zaten sistemde ağır kırılganlıklar, çatlaklar çoktu. ABD Başkanı Trump da bu çatlakların tamamını büyüttü ve uluslararası düzenin üzerine öyle bir ağırlık bindirdi ki düzen barışçıl transformasyon şansını yitirdi” şeklinde konuştu. Görevi devretmeye hazırlanan Amerikan Başkanı Trump’ın, ABD üzerine büyük bir yük bindirdiğini söyleyen Prof. Dr. Kasım Han, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu büyük yükün, dönüşümü kontrollü geçirme şansımızı azaltırken Amerika Birleşik Devletleri’nin de uluslararası sistemdeki gücünü ciddi şekilde zorlayacağını düşünüyorum. Bu bugünden yarına olmayacak elbette ama ne yazık ki pek de kolay olmayacak. Çünkü ‘kurdun dişine kan değdi’ deriz; dünyanın kapitalist merkezleri, Çin’in tedarik zinciri üzerindeki yerinin aslında meydan okunabilir olduğunu fark ettiler ve burada bir transformasyon olabileceğini hissediyorlar. Çin’in aslında dokunulmaz olmadığı yönündeki algının da Amerika’nın bundan sonraki tercihlerinde etkili olacağını düşünüyorum. Bir önceki sistemi taşımak için kurulmuş bulunan ne var ne yoksa, yapısal olarak bunların tamamı bir meydan okuma altındadır ve bunları yok etmek artık o kadar kolay değil diye düşünüyorum.”

Yeni dönemde Türkiye-ABD ilişkileri sürecini de yorumlayan Prof. Dr. Ahmet Kasım Han,

geçtiğimiz günlerde Amerikan düşünce kuruluşu ‘Bipartisan’ tarafından yayınlanan rapora atfen, “Türkiye’nin Washington ile diplomatik ilişkiler kurma planında işinin gerçekten zor olduğunu anlıyorum. Türkiye’nin politikalarının, Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarları ile uyumlu olduklarına dair bir değerlendirme yok. Rapor, Türkiye’nin kendi özelliklerini ön plana alarak aldığı kararlardan Amerikan cenahının hoşlanmadığını gösterir nitelikte” dedi. 

Önümüzdeki dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinin oldukça bozuk satıhta ve sert müzakereyle geçme ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Kasım Han, “Ancak bunun önü alınamaz mı? Bence alınabilir ve Türkiye de o yönde adımlar da atıyor” ifadelerini kullandı. 

 

“Gün gelecek robot sizi yönetecek”

Oturumda pandemi sonrası yeni dönemi, sağlık ve eğitim süreçleri açısından analiz eden Farmasotik Teknoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Neşe Buket Aksu da, “Ben sürece biraz da pozitif yönden bakmak istiyorum. Örneğin sağlıkta bilinçlilik geldi, insanlar hijyene dikkat eder oldu, hastanelerde hizmet alım şekli değişti. Halkımız bilinçli sağlık için bilgiyi takip eder oldu. Bütün bunlar sürecin olumlu yönleri” şeklinde konuştu. Bu dönemde eğitim açısından da büyük değişimlerin yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Aksu, şunları paylaştı: 
“Ben mümkün olduğu kadar genç arkadaşlarıma şu mesajı veriyorum; artık robotlarla çalışacaksınız diyorum. Bu dönem artık robotların dönemi, endüstri artık robotları kullanıyor. Gün gelecek robot sizi yönetecek kadar bilgili olacak. Uyumayan, yemek yemeyen robot, siz sadece 8-10 saat çalışabilirken 24 saat çalışabilecek. O zaman burada bizim silahımız sosyal-duygusal becerilerimizdir. Empatinizdir, öz yeterliliğinizdir. Eskiden dediğimiz gibi artık 5-6 lisan demiyoruz, kod lisanını iyi bilin diyoruz. Çünkü robotlarla bir araya geleceksiniz ama diğer taraftan da sakın insani silahlarınızı ihmal etmeyin. Sosyal-duygusal becerileriniz için bugün bir fırsattır, bunu iyi değerlendirir, içselleştirebilirseniz, yarın düştüğünüzde ayağa kalkmayı öğreneceksiniz.”


“%100 yüz yüze eğitim olmayacak”

Pandemi sonrası süreçte dünyada artık %100 oranında tamamıyla bir yüz yüze eğitim olabileceğini düşünmediğini ifade eden Prof. Dr. Aksu, “Eğitimin mutlaka bir kısmının online’da kalacağını düşünüyorum, yani biz eskiden olduğu gibi aynı sisteme geri dönmeyeceğiz. Buradan artı olan kısımları cebimize alıp bizi sıkan ve yoran kısımları da yeni sisteme adapte edebilirsek yeni döneme uyum sağlayacağız diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

İş dünyasında yeni çalışma saatleri yanında eğitimde online çözümlerin de yeniden düzenleneceğini söyleyen Prof. Dr. Aksu, “Sağlık açısından da aslında zaten başlamış olan hastalara çip takılma sürecinin hızlanacağını düşünüyorum. Bunun ne derece güvenilir olduğunu otoriteler tartışıyor ama hastaların sağlık sisteminin çiplerle sürdürüleceğini düşünüyorum. İlaç sanayinin endüstriyel karşılığı olan ‘Farma 4’ de iyice gelişecektir. Amazon ve Google’ın da bu yüzden Farma 4’e yatırım yaptığını düşünüyorum.” dedi. 

“Bu süreç bize her şeyi koşarcasına yapmanın artık işe yaramadığını gösterdi” diyen Prof. Dr. Neşe Buket Aksu, “Eğitim sistemi ve iş hayatında karma sistemler gelecektir. Bugün yaşam bize bazen kendimize dur demeyi, ben ne yapıyorum diyerek gözlemlememiz lazım geldiğini gösterdi” ifadelerini kullandı.

- REKLAM -
- REKLAM -

Son Haberler