Konya OSB’de Saha Ziyareti Gerçekleştirildi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Konya Teknik Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülen “Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) Arıtılmış Atıksuların Yeniden Kullanım Potansiyelinin Araştırılması Projesi”nin ilk saha ziyareti Konya OSB’de düzenlendi. Ziyaret, bakanlık yetkilileri, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinin katılımıyla, üniversite koordinasyonunda gerçekleşti.
Akademik Koordinasyon ve Projenin Hedefleri
Proje Yöneticisi Prof. Dr. Bilgehan Nas ve ekibi, saha çalışması öncesinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Köken’i ziyaret ederek proje kapsamı ve hedefleri hakkında bilgilendirme yaptı. Görüşmede, arıtılmış atıksuların sanayide yeniden kullanımının su güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik ve sanayi verimliliği açısından taşıdığı stratejik önem vurgulandı.
Teknik İncelemeler ve OSB’nin Su Yönetimi
Saha ziyareti sırasında içme ve kullanma suyu arıtma tesisi, mevcut atıksu arıtma tesisi, inşaatı süren 2. Kademe Atıksu Arıtma Tesisi ve planlanan su geri kazanım tesisinde detaylı incelemeler yapıldı. Konya OSB Bölge Müdür Yardımcısı Ekrem Erinç Akgündüz, bölgedeki su ve atıksu yönetimi üzerine yürütülen çalışmaları ve sürdürülebilir su yönetimi vizyonunu katılımcılarla paylaştı.
Türkiye Genelinde Saha Çalışmaları ve Projenin Önemi
Bakanlık Su ve Toprak Yönetimi Daire Başkanı Menderes İşcen, OSB’lerin atıksu geri kazanımı ve yeniden kullanımında kritik rol oynadığını belirtti. Prof. Dr. Bilgehan Nas, Türkiye genelinde atıksu arıtma tesisi bulunan 130 OSB’de 2026 yılı Şubat-Temmuz ayları arasında saha ziyaretleri gerçekleştirileceğini ve toplam 371 OSB’nin tamamında arıtılmış atıksuların yeniden kullanım potansiyelinin bilimsel yöntemlerle değerlendirileceğini ifade etti.
Sürdürülebilir Su Yönetimi İçin Adım
Bu ilk saha ziyareti, teknik değerlendirmeler ve kurumlar arası iş birliğiyle başarıyla tamamlandı. OSB-SUYAP Projesi, ülkemizin su kaynaklarının korunması, sanayide sürdürülebilir su yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması ve çevresel sorumluluğun artırılması açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.








